أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُ قُلْ فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِثْلِه۪ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ “Yoksa, ‘Onu kendisi uydurmuş.’ mu diyorlar? De ki: ‘Öyleyse, iddianızda tutarlı iseniz haydi siz de onunkine benzer bir sûre ortaya koyun ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa hepsini de yardımınıza çağırın.’” (Yûnus sûresi, 10/38)
أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ “Yoksa, ‘Kur’ân’ı kendisi uydurmuş.’ mu diyorlar? De ki: ‘İddianızda tutarlı iseniz, haydi (belâgatta) onunkine benzer on sûre uydurun getirin; bu arada Allah’tan başka çağırabileceğiniz herkesi de yardımınıza çağırın.’” (Hûd sûresi, 11/13)
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْإِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰۤى أَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا “Yemin ederim! Eğer insanlar ve cinler, bu Kur’ân’ın benzerini yapmak için bir araya gelseler, birbirlerine destek olup güçlerini de birleştirseler yine onun gibi bir kitap meydana getiremezler.” (İsrâ sûresi, 17/88)
âyetleri işte bu yüce hakikati dile getirmektedir.