Yirmi Üçüncü Söz
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ فِۤي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ إِلاَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ayetlerinin ve pek çok benzer ayetin imana dair, insanın terakkisine ve alçalmasına sebep olan hakikatlerini “Beş Nokta” ve “Beş Nükte” içinde herkese bakan ve herkesin ona muhtaç olduğu on “Bahis” ile tefsir eder. İnsanın kabiliyetlerini ve vazifelerini gayet makul ve makbul bir surette bildirir.
Bu Söz şimdiye kadar binlerce insanı gaflet uykusundan uyandırdığı gibi, çoklarını da imana getirmiştir. Gayet kıymetli ve yüksek olmakla beraber, temsillerle anlamayı kolaylaştırmıştır, herkes onun dilini anlar.
Yirmi Dördüncü Söz
اَللّٰهُ لٓا إِلٰهَ إِلاَّ هُوَ لَهُ الْأَسْمٓاءُ الْحُسْنٰى ayetinin ve Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin cilveleri hakkındaki birçok ayetin muazzam bir hakikatini “Beş Dal” adıyla mühim bahislerle tefsir eder. Birinci ve İkinci Dal’ları mühim sırların özeti mahiyetinde birer hazinedir. Üçüncü Dal, hadisler hakkında akla düşen şüpheleri on iki kaide ile reddeder. O şüpheleri kökünden keser. Dördüncü Dal, kâinat sarayında istihdam edilen bitki, hayvan, insan ve melek topluluklarının istihdamlarının sırrını, güzel kulluk ve tesbih vazifelerini ve Cenâb-ı Hakk’ın rubûbiyetinin haşmetini cazibeli bir tarzda bildirir. Beşinci Dal, اَللّٰهُ لٓا إِلٰهَ إِلاَّ هُوَ لَهُ الْأَسْمٓاءُ الْحُسْنٰى ayetinin nuranî ağacının hadsiz meyvelerinden beşini gayet parlak ve güzel bir surette gösterir. Bu beş meyve ile Otuz Birinci Söz’ün sonundaki beş meyve çok tatlıdır; tatlı ilim isteyenler onları okusun.
Yirmi Beşinci Söz
قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْإِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰٓى أَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه۪ وَلَوْ
كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا ayetinin hakikatini doğrulayan yüzlerce ayetin
Dipnotlar
- “Biz insanı en mükemmel surette yarattık. Sonra da onu en aşağı seviyeye düşürdük. Ancak iman edip güzel ve makbul işler yapanlar müstesnadır.” (Tîn sûresi, 95/4-6)
- “O’dur Allah. O’ndan başka yoktur ilah. Hep O’nundur, en güzel isimler ve vasıflar.” (İsrâ sûresi, 17/110; Tâhâ sûresi, 20/8; Haşir sûresi, 59/24)
- “De ki: Yemin ederim! Eğer insanlar ve cinler, bu Kur’an’ın benzerini yapmak için bir araya toplansalar, hatta birbirlerine destek olup güçlerini birleştirseler bile, yine de onun gibi bir kitap meydana getiremezler.” (İsrâ sûresi, 17/88)