İçeriğe geç
Sözler

On Altıncı Söz

إِنَّمٓا أَمْرُهُ إِذٓا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ ۝ فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ

شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ayetlerinin ve pek çok ayetin ifade ettiği: “Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ının ehadiyeti ile icraatının külliyeti; birliği ile yardımcısız rubûbiyetinin umumiyeti; tekliğiyle ortaksız tasarruflarının kuşatıcılığı; mekândan münezzeh olmakla beraber her yerde hazır bulunması; sonsuz ulviyetiyle beraber her şeye yakın olması ve bir tek Ehad Zât olmakla beraber her şeyi bizzat elinde tutması” yüce hakikatlerinin gayet mühim bir sırrını “Dört Şua” ile tefsir eder. O hakikatleri yolunu şaşırmamış akıllara, selim kalblere teslim ettirir.

On Yedinci Söz

إِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْأَرْضِ زِينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ أَيُّهُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا ۝ وَإِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا

،وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيٓا إِلاَّ لَعِبٌ وَلَهْوٌعَلَيْهَا صَعِيدًا جُرُزًا ayetlerinin ve hayat lezzeti içinde ölüm elemi, sevinç ve kavuşma içinde yokluk elemi hakkındaki ayetlerin mühim bir sırrını, Kahhar ismine karşı Rahman isminin bir cilvesini gayet güzel bir surette göstererek tefsir eder. Müminler için dünyanın seyyar bir ticaret yeri, geçici bir misafirhane, birkaç günlük bir sergi, kısa bir müddet için işleyen bir tezgâh ve alışveriş için yol üstünde kurulmuş bir pazar olduğunu gösterip insana dünyadan berzaha ve ahirete doğru olan seyahatini sevdirir. O seyahatin dehşetini yok eder. Bu Söz’ün sonunda bazı nüshalarda “Siyah Dutun Meyvesi” adıyla kıymetli ve cazibeli, şiire benzer birkaç hakikat var.

On Sekizinci Söz

Bu Söz “İki Makam”dır. İkinci Makam’ı yazılmamıştır. Birinci Makam üç “Nokta”dan oluşur.

931