İçeriğe geç
Sözler
9. Bölüm

Dokuzuncu Söz

بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

فَسُبْحَانَ اللّٰهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ

وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

Ey arkadaş! Bana, namazın belirli beş vakte tahsis edilmesinin hikmetini soruyorsun. Pek çok hikmetinden yalnız birine işaret edeceğiz.

Evet, her namazın vakti, mühim bir değişimin başı, büyük bir ilahî tasarrufun ve o tasarruf içinde her şeyi kuşatan ilahî ihsanların birer aynasıdır. Bu yüzden, Kadîr-i Zülcelâl’i o vakitlerde daha çok tesbih etmek, O’nun büyüklüğünü dile getirmek ve hadsiz nimetlerinden iki vakit arasında toplanmış olanlara karşı şükür ve hamd demek olan namaz o vakitlerde emredilmiştir. Şu ince ve derin mânâyı bir parça anlamak için beş “nükte”yi nefsimle beraber dinlemek lâzım...

61