İçeriğe geç
Sözler
35. Bölüm

Konferans

Kasım 1950’de Ankara Üniversitesi’nde profesörler, mebuslarımız, Pakistanlı misafirlerimiz ve çeşitli fakültelerden talebeler huzurunda, fakülte mescidinde gece yarısına kadar devam eden, büyük bir alâka ve dikkatle dinlenmiş olan bir konferanstır.

بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَعِينَ

İman ve İslamiyet âb-ı hayatına susamış kıymetli kardeşlerim!

Öncelikle itiraf edeyim ki, bu konferansın verildiği kürsüde bulunmak itibarı ile sizlerden farkım yoktur. Sizin bir kardeşinizim. Hem bu konferans, benim çok muhtaç olduğum gayet faydalı bir dersimdir. Muhatap, nefsimdir. Dersimi müzakere suretinde siz mübarek kardeşlerime okuyacağım. Kusurlar bendendir; kemâl ve güzellikler istifade ettiğim Risale-i Nur’a aittir. Bir mâni olmazsa haftada bir devam edeceğimiz dinî konferanslardan birincisi bugün imana dairdir. Çünkü Bediüzzaman Said Nursî’nin Birinci Millet Meclisi’nde söylediği gibi, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır, imandan sonra namazdır.” Bunun için biz de konferansımızın Kur’an, iman ve Peygamberimiz

898