Üçüncü Söz
يٓا أَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا ayetinin ve iman hakkındaki ayetlerin mühim bir hakikatini mantıklı bir temsil ile tefsir eder.
Dördüncü Söz
إِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًامَوْقُوتًا ayetinin ve namaz hakkındaki ayetlerin mühim bir sırrını gayet makul ve mantıklı bir temsil ile tefsir eder. Zerre kadar insafı bulunanı teslime mecbur bırakır.
Beşinci Söz
إِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ ayetinin, takva ve kulluk hakkındaki ayetlerin ve takva ile kulluk vazifesinin mühim bir sırrını gayet güzel bir temsil ile tefsir edip okuyan herkesi ikna eder.
Altıncı Söz
إِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ ayetinin ve nefsini, malını Cenâb-ı Hakk’a satmak hakkındaki ayetlerin gayet mühim bir sırrını tefsir eder. Nefsini ve malını Cenâb-ı Hakk’a satanların beş derece kâr içinde kâr; satmayanların ise beş derece zarar içinde zarar ettiklerini gösterir. Bunu gayet ikna edici bir temsil ile izah eder. Hakikate mühim bir kapı açar.
Yedinci Söz
يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ، إِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۗف وَلَا يَغُرَّنَّكُمْ
بِاللّٰهِ الْغَرُورُ ayetinin, “Allah’a ve ahiret gününe iman” ve dünya hayatı
Dipnotlar
- “Ey insanlar! (Hem sizi hem de sizden önceki insanları yaratan) Rabbinize ibadet edin.” (Bakara sûresi, 2/21)
- “Şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.” (Nisâ sûresi, 4/103)
- “Allah fenâlıktan korunanlar ve hep güzel davrananlarla beraberdir.” (Nahl sûresi, 16/128)
- “Allah, karşılık olarak cenneti verip müminlerden canlarını ve mallarını satın almıştır.” (Tevbe sûresi, 9/111)
- “Bunlar Allah’ı ve ahireti tasdik eder.” (Âl-i İmran sûresi, 3/114; Tevbe sûresi, 9/44; Mücadele sûresi, 58/22)
- “Allah’ın (ahiretle ilgili) vaadi elbette haktır, dolayısıyla dünya hayatı sizi sakın ola ki aldatmasın! Yine sakın ola ki, (o çok hilekâr şeytan dahil) aldatanlar da sizi Allah hakkında (yanlış bilgi, yanlış inanç ve yanlış yaklaşımlarla) aldatmasın.” (Lokman sûresi, 31/33; Fâtır sûresi, 35/5)