İçeriğe geç
Sözler

Onuncu Söz

فَانْظُرْ إِلىٰٓ اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِ الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا إِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ

وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ayetinin ve ölümden sonra diriliş ile ahiret hakkındaki ayetlerin mühim bir sırrını, on iki mantıklı ve makul temsille, on iki kesin ve aşikâr hakikatle tefsir eder. Bununla beraber ahirete imanı o kadar kuvvetli bir şekilde ispat eder ki, bütün bütün kalbi ölmemiş ve aklı sönmemiş bir insan o ispat karşısında teslim olur, Allah’ın izniyle imana gelir. İmana gelmese de inkârdan vazgeçmeye mecbur kalır.

On Birinci Söz

وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَا ۝ وَالْقَمَرِ إِذَا تَلٰيهَا ۝ وَالنَّهَارِ إِذَا جَلّٰيهَا ۝ وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشٰيهَا ۝ وَالسَّمٓاءِ وَمَا بَنٰيهَا ۝ وَالْأَرْضِ وَمَا طَحٰيهَا ۝ وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَا ۝ فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا

وَتَقْوٰيهَا ۝ قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا ۝ وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا ayetlerinin yüksek ve geniş bir hakikatine Şems sûresinin mucizevî bir şekilde işaret ettiğini, kâinatı muntazam bir saray suretinde gösterdiğini yüce ve kuşatıcı bir temsil ile bildirir. İnsanın mahiyetindeki kulluk vazifesini, donanımını ve Cenâb-ı Hakk’ın rubûbiyetinin çeşitli tecellilerine kullukla karşılık vermesini güzelce izah eder. Şems sûresinin mucizevî işaretini ve en büyük dairede muazzam bir rubûbiyeti kâmil kullukla harika bir şekilde karşılaştırır.

On İkinci Söz

، وَبِالْحَقِّ أَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَوَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُۧوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا ayetlerinin

928