On Dördüncü Söz
Dar akıllara sığmayan bir kısım yüksek ve geniş Kur’an hakikatlerini, gözümüzle gördüğümüz benzer misallerle anlayışımıza yaklaştırır. Mesela:
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ، وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلاَّ فِي كِتَابٍ مُبِينٍ
وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَمِينِه۪، إِنَّمٓا أَمْرُهُ إِذٓا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ،وَمٓا أَمْرُ
السَّاعَةِ إِلاَّ كَلَمْحِ الْبَصَرِ ayetlerinin gayet yüksek ve geniş hakikatlerini temsil ve benzetmelerle akla kabul ettirir, kalbi ikna eden bir tarzda bildirir.
On Dördüncü Söz’ün Hâtimesi
Gafil kafaya bir tokmak ve bir ibret dersidir. Sonunda nefs-i emmareye tesirli bir ikaz sillesi var. Nefsine esir olan biri bunu okusa ve kabul etse o esaretten kurtulur.
On Dördüncü Söz’ün Zeyli
Zelzele hakkındaki altı mühim soruya cevaptır.
On Beşinci Söz
وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاطِينِ ayetinin ve meleklerle şeytanların mücadeleleri hakkındaki ayetlerin, astronomi ile meşgul olanların dar akıllarına sığmayan mühim bir sırrını, “Yedi Basamak” içinde yedi sağlam delil ve bir mukaddime ile tefsir eder. Şu ayetin semâsından şeytanın akla düşürdüğü şüpheleri taşlayıp kovar.
On Beşinci Söz’ün Zeyli
Kur’an’ın Allah kelâmı ve Hazreti Muhammed’in (aleyhissalatü vesselam) Allah’ın resûlü olduğunu ikna edici delillerle ispatlayan, münazara tarzında yazılmış belâgatli bir risaledir.
Dipnotlar
- “Rabbiniz o Allah’tır ki gökleri ve yeri altı günde yarattı.” (A’râf sûresi, 7/54; Yûnus sûresi, 10/3; Hûd sûresi, 11/3; Hadîd sûresi, 57/4)
- “Yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın.” (En’âm sûresi, 6/59)
- “Halbuki bütün bir gökler âlemi bükülmüş olarak Allah’ın elinin içindedir.” (Zümer sûresi, 39/67)
- “Bir şeyi dilediğinde O’nun buyruğu, sadece ‘Ol!’ demektir, hemen oluverir...” (Yâsîn sûresi, 36/83)
- “Kıyametin kopması ise, başka değil, ancak göz açıp kapama (yahut daha da kısa bir anda) olup biter.” (Nahl sûresi, 16/77)
- “Gerçek şu ki, yere en yakın olan göğü lambalarla donattık ve onlardan bir kısmını şeytanlara atılan mermiler yaptık.” (Mülk sûresi, 67/5)