İçeriğe geç

Bu hâdise Mekke’de olur.. tabiî inananların sayısı gayet azdır. Böyle bir dönemde en azından güçlü görünmek için adama ihtiyaç vardır. Fakat Allah Resûlü kimi nerede ve ne zaman kullanacağını çok iyi bilmektedir.. ve bildiğini tatbik hususunda da hiç tavizi yoktur. Amr b. Abese’ye de aynen Ebû Zerr’e dediği gibi der: “Sen zayıfsın. Şimdi burada kalmaya güç yetiremezsin. Kabilene dön. Orada irşad vazifesi yap. Ne zaman benim galebe çaldığımı duyarsan o zaman gel ve bana iltihak et!”

Amr gider. Aradan seneler geçer. Bu arada, Allah Resûlü’nün birbiri ardına zaferleri dört bir yanda duyulur ve Amr b. Abese, beklediği vaktin geldiğini anlar. Hemen yola koyulur ve Medine’ye gelir. Allah Resûlü mescitte oturmaktadır. Mescide girer ve Allah Resûlü’nün yanına sokulur. Efendimiz o esnada sohbet etmektedir. O, sözünü bitirince, Amr fırsat bulur ve sorar: يَا رَسُولَ اللّٰهِ أَتَعْرِفُنِي؟ “Yâ Resûlallah, beni tanıdınız mı?”

İki Cihan Serveri hiç tereddüt etmeden cevap verir:

أَلَسْتَ أَنْتَ الَّذِي أَتَيْتَنِي بِمَكَّةَ؟“Sen Mekke’de iken bana gelen filan zat değil misin?” Ve hâdiseyi, sanki daha dün olmuş gibi anlatıverir. “Ben seni geriye göndermiş ve şöyle şöyle demiştim.” der. Amr b. Abese hayret içinde tasdik eder.11

78