İçeriğe geç

Elimizle havada bir rakam çizdiğimizde havada, parmak hareketimize göre bir kısım titreşimler oluşur. Şayet bunun bir aletle tespit edilmesi mümkün olsaydı, hakikaten kâğıda yazdığımız gibi rakamlar görülürdü. Belki bir gün bir el sallamayla meydana gelen rakamları resimle tespit etme imkânı da mümkün olabilir. Şimdi ben bu hareketi yaptığım zaman, orada bir ben ve hareketim, bir de orada meydana gelen bir rakam vardır. Esasen eşyanın melekût yönü, burada bu parmağın hareket etmesi ve bu yazı yazma fiilidir. Rakamın orada görülmesi, belki buradaki parmak hareketine terettüp eden bir semere ve bir neticedir. Onun için, tohum tanesi içinde Allah’a (celle celâluhu) bağlı bir neşv ü nema kanunu, yine sperm içinde Allah’ın yarattığı çocuk dünyaya getirme kanunu vardır. Bu kanun, tatbikata konduğu zaman bir netice meydana gelmektedir. Fakat biz bu netice üzerinde bir sebep perdesi görmekteyiz. Burada bir kısım gafillerce hadiseyi zâhirî esbaba vermenin mümkün olduğu zannedilebilir. Ama bu, haddizatında bir müessirden müteessir olma ve bir Sanatkâr’ın sanatından ibarettir.

185 Bediüzzaman, Sözler s.573-574 (Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksad, İkinci Mesele).

186 Bkz.: el-Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 2/404.

187 Mü’minûn sûresi, 23/12-14.

188 Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir 11/38; el-Mu’cemü’l-evsat. 6/17.

256