Kur’ân Üslubu Açısından Allah’ın Kendisine “biz” Demesi
KUR’ÂN ÜSLUBU AÇISINDAN ALLAH’IN KENDİSİNE “BİZ” DEMESİ
Kur’ân-ı Kerim’deki bazı âyetlerde Cenab-ı Hak, Kendisinden bahsederken “Biz” ifadesini kullanır. Mesela, “Biz gerçekten insanı en güzel biçimde, en mükemmel surette yarattık.”103 âyetinde olduğu gibi Allah, insanı ahsen-i takvîme mazhar olarak yarattığını anlatırken “Biz” ifadesine yer verir. Âdeta insan, kâinatın takvîmi ve bütün yüce mânâlar kendisinde toplanmış bir fihrist gibidir. Akif, “‘Muhakkar bir vücudum!’ dersin ey insan!” diye başladığı bir şiirinde insana;
diye seslenir. O, şiirin başına Hazreti Ali’ye (radıyallâhu anh) isnat edilen, “Kendini küçük bir cirim (cisim) görüyorsun. Hâlbuki bütün âlemler sende gizlidir. Sen bütün hakikatlere bir fihristsin.”104 sözlerini alır. İnsan öyle mükemmel yaratılmıştır ve Cenab-ı Hak da onun yaratılmasıyla alâkalı kemâl-i azâmeti (büyüklüğünün kemâli) ifade eden “Biz” sözüyle bu tasarrufu anlatmaktadır.
Arap dilinin karakteristik bir özelliği olarak “Biz” denilecek yerde “Ben”; “Ben” diyecek yerde de “Biz” denilebilir. Bu itibarla bazı yerlerde Cenab-ı Hak “Ben” derken bazı yerlerde de “Biz” der. Dil bakımından bu ikisi arasında fark yoktur. Fark gözetildiği takdirde de, sadece muhteşem saltanat sahibi birisinin “Biz” demesini Araplar belağata uygun görürler. Aksine sıradan bir insan “Biz” dediği zaman da bunu gurur ve kibir sayarlar. Bu, Arapçanın karakteristik bir hususiyetidir.