İnsanın Kulluğu
İNSANIN KULLUĞU
Bu âyette Cenab-ı Hak, cin ve insi, eskilerin ifadesi ile, ille-i gâiye olarak Kendisini bilmeleri, irfanına ermeleri ve kulluk yapmaları için yarattığını ifade etmektedir. Her iş ve hâdisenin, Frenkçe ifadesiyle, bir finalitesi vardır. Bu kevn ü fesat âlemi olan kânatın yaratılması, düzene konulması ve insanlara ibadet sorumluluğunun getirilmesi, Allah’a kulluk teklifinin kabul ve edası içindir. Yani herkes Allah’ı bilip, Allah’a kulluk yapmak zorundadır. Bu husus eşya ve hâdiseleri Allah’ın yaratmasındaki –tabir caizse– ilâhî maksattır. İnsan, tohumu tarlaya atarken hedef olarak hasat mevsimini nazara alıp öyle atar. Harmanda döveni sapların üzerinde koşturduğu zaman başaktan buğdayın sıyrılıp çıkmasını hedefler. Bunlar bir bakıma insanın bu tür ameliyesinin finalitesi ve ille-i gâiyesi sayılır. Aynen onun gibi Allah’ın eşya ve hâdiseleri yaratmasının ille-i gâiyesi de –min gayri cebrin– şuuru ve iradesi olan kimselerin, Rabbilerini bilip O’na kulluk yapmalarıdır. Evet, abes işten münezzeh olan Allah, insanları ve cinleri bunun için yaratmıştır.