İçeriğe geç

Aslında yerde-gökte her şuurlu fert, Allah’a kulluk yapmakla mükelleftir. Ancak bu kulluk, herkesin fıtrat, cibilliyet ve tabiatına göre teklif edilmiştir. Bu sorumluluk cinlere ve şeytanlara ayrı şekilde yüklendiği gibi, kâinatta eşya ve hadiselere de Allah’ın emirlerine boyun eğme şeklinde teklif edilmiştir. Onlar cebrî kanunlar içinde Allah’a itaat ederler. Melekler bizde olan beşerî garîzelerden, hayvanî hislerden, cinsî arzulardan, yeme içme iştihasından arınmış olup Cenab-ı Hakk’a karşı devamlı ibadetle mükelleftirler. Onlar, bu ibadetlerini yaparken aksini hiç düşünmezler. Biz, güzel kokudan, yemeden içmeden hoşlandığımız gibi melekler de kıyamda durmadan hoşlanır, rükua ve secdeye giderken lezzet alırlar. Hakk’a itaatte onlar için fevkalâde bir lezzet vardır. Fıtratlarının muktezası, nur ve revh u reyhandan olduğu için ruhî inşirah veren şeylerden hoşlanırlar.

138