Hakiki Eşitlik
HAKİKİ EŞİTLİK
Eşitlik, çok evveliyatı olan bir kavramdır ve tarihin değişik dönemlerinde sosyal sınıflar arasında çeşitli dalgalanmalara sebebiyet vermiştir. Bu kelime, bizim dilimizde “müsavat” sözcüğüyle ifade edilegelmiştir.
İşin esası, Allah (celle celâluhu), bütün insanları birbirine müsavi olarak yaratmış ve teşriî emirleri de o istikamette koymuştur. Evet, Allah, mahlûkatı nasıl yaratmışsa, onlarla alâkalı mevzuatı da peygamberleri vasıtasıyla o çizgide talim buyurmuştur.
Allah’ın insanları müsavi yaratmasına rağmen, bir kısım akıllılar ve güçlüler, zayıfları ve aklı her şeye ermezleri hep sömürmüşlerdir. Kur’ân-ı Kerim’de, Allah’ın (celle celâluhu) ilâhî mevzuatı, insanların eşit olduğunu göstermesine rağmen o mevzuatı tanımayan haknâşinas insanlar, beşeri hep istismar edegelmişlerdir. Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem), nübüvvetle serfiraz kılınınca, bozulmuş bu düzeni yeniden ıslah buyurmuş ve bir kanun koyucu ve ıslah edici olarak yepyeni mevzuatla her şeyi bir kere daha düzene sokmuştur. Ne var ki, O’ndan sonra yine bir kısım güçlü insanlar zayıf insanları istismar etmiş, dünyamız dâhil her şey bir kez daha alt-üst olmuştur.