Bu mülâhaza ve endişelerle hareket eden Ebû Zer el-Gıfârî Hazretleri, bugün yiyeceği varsa yarını düşünmemiştir.7 Ömer İbn Abdülaziz halife olduğu hâlde hayat tarzını hiçbir zaman değiştirmemiştir. Ekmeğini zeytinyağına batırmış, iki öğün yemek yemiş ve ömrünü bu istikamette geçirmiştir.8 Denilebilir ki, Emeviler’in bütün mesâvisine denk gelecek şekilde bir mehasin sergileyen o kâmet-i bâlâ, o dönem insanlarının tul-i emellerini, tevehhüm-ü ebediyetten neşet eden bitip tükenme bilmeyen arzu ve heveslerini değiştirmeye muvaffak olmuş büyük bir müceddit, çok önemli bir simadır. İki buçuk senede iki yüz elli senede yapılamayacak işleri yapan o insan, iki buçuk senelik halifelik dönemini altın çağ olarak tarihe nakşetmiştir.
İşte Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha bize böyle bir ufku göstermektedir. O hâlde bize düşen de, “ille de her şey bugün olacak” demeden tesvîf mülâhazasıyla bir hayat yaşamaktır. Yanlış anlaşılmasın, elbette ki, çalışalım, kazanalım ama bütün bunlar bir yönüyle gelecek nesiller için, milletimizin istikbaldeki bayındırlığı adına olsun. Bu yüce hedefler varken meseleyi bütünüyle nefsimize, beden, cismaniyet ve hayvaniyetimize bağlayarak Allah’ın ihsan ettiği şeyleri burada tüketip bitirme bir yönüyle kendimizi âhiret adına mahrumiyete mahkûm etme demektir.
Hırsın Caiz Olduğu Yer
Dipnotlar
- 7 Bkz.: Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 1/162; İbn Abdilberr, el-İstîâb 1/256.
- 8 Bkz.: Abdullah İbn Abdülhakem, Sîretü Ömer İbn Abdülaziz s.79-80.