İçeriğe geç

Rahmetlik Ahmet Feyzi vefat ettiğinde Ali Rıza ve Sacit Beyler yüzünü açıp bakmışlar ve bana “Vallahi Hocam, gülüyordu.” demişlerdi. Cenaze namazını ben kıldırmıştım. Aramızda da ciddî bir dostluk vardı. Buna rağmen yüzünü açıp o güzel cemaline bakmadığıma hep üzülürüm. O, kalb sektesinden vefat etmişti. Bilirsiniz, kalb sıkıştırınca insanın yüzünde takallüs ve ekşimeler olur. Buna rağmen kim bilir kendisine ne gösterilmişti ki o, gülüyordu. Çünkü o kıymetli insan, hayatını Kur’ân çizgisinde, düşüncede istikameti bulma yolunda geçirmişti. “Bir yerde durayım da, gelsinler etrafımda halakalar oluştursunlar.” gibi en küçük çapta bir iddiası olmamıştı; olmamıştı ve hayatını işte böyle bir beklentisizlik içinde geçirmişti.

70