Kur’ânî Akıl Ve Fonksiyonları
Soru: Din-i mübîn, aklı olanı muhatap alıyor ve mükellefiyet için akıl sahibi olmayı şart koşuyor.1 Diğer taraftan aklı her şey kabul eden anlayış ve ekollerin tarih boyu değişik inhiraflara sürüklendiği görülüyor. Bu noktada bir mü’minin akla ve aklın fonksiyonlarına bakışı nasıl olmalıdır?
Cevap: Aklın fonksiyon ve sınırları, geçmişten bugüne İslâm dünyasında farklı mülâhaza ve yorumlara tâbi tutulmuş bir husustur. Meselâ aklı her şey kabul eden Mutezile ekolü akla haddinin üstünde değer atfetmiş ve ona haddinin üstünde fonksiyonlar yüklemiştir.2 Günümüzde de, Müslümanlığın hakikatini ancak ehl-i itizalin anladığını, aklın gerçek değerini onların kavradığını ifade ederek, itizal düşüncesini benimseyen Neo-Mutezile diyebileceğimiz şahıs ve ekoller vardır. Bunlar, vahy-i semavînin yanında, aklı, edille-i şer’iye içinde yer alan ikinci bir kaynak olarak görmüş ve böylece ona götürebileceğinin üstünde bir yük yüklemişlerdir.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Buhârî, hudûd 22; Ebû Dâvûd, hudûd 17; İbn Mâce, talâk 15.
- 2 el-Cüveynî, et-Telhîs 1/157-158, 3/471-472; el-Gazzâlî, el-Müstasfâ s.45.