Aradığımız Huzur
ve Kendimizi Sorgulama
Soru: Bir mü’minin; ister ferdî hayatında, isterse temsilettiği kurum ve içtimaî konumu açısından kendini sorgulama ahlâkı nasılolmalıdır?
Günümüzde ferdî ve ailevî pek çok huzursuzluğa şahit oluyoruz. Meselâ, aile müessesesinde eşler arasında veya evlât ile anne-baba arasında ciddî huzursuzluklar yaşanıyor. Fert ve aileden kaynaklanan bu huzursuzluklar zamanla içtimaî müesseselere de aksediyor ve bu durum, toplumda daha büyük kırılma ve arızalara sebebiyet veriyor. Hâlbuki eczası savaplardan meydana gelen ve hayatlarını isabetli işlerle örgüleyen fertlerden mürekkep bir toplumun arızalı olması düşünülemez. Bu sebeple eğer bir toplumda bir arıza zuhur etmişse, bu arızanın onun moleküllerinden yani fert ve aileden kaynaklanan bir durum olduğu rahatlıkla söylenebilir. Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) cevâmiü’l-kelim olan bir sözlerinde bu durumu ne güzel özetler. O buyuruyor ki; كَمَا تَكُونُوا يُوَلَّى عَلَيْكُمْ
“Nasıl iseniz öyle idare edilirsiniz.”1 Yani siz sütseniz, kaymağınız süt; yoğurtsanız, kaymağınız yoğurt olur. Fakat eğer sizin şap gibi bir hâliniz varsa kaymağınız da şap olur. Bu açıdan öncelikle aile müessesesinde ve ardından bütün bir toplumda gerçek huzura kavuşmayı, huzur soluklayıp huzur yudumlamayı düşünüyorsak, toplumu meydana getiren fertler olarak hepimiz, evvelâ kendimizle yüzleşmeli; yüzleşip kendi hata ve kusurlarımızla hesaplaşmalıyız.
Hizmetçi İdarecilik Anlayışı
Dipnotlar
- 1 el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân 6/22; el-Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb1/336.