İçeriğe geç

Bildiğiniz üzere, aklından zoru olan yaşlı bir kadın, huzur-u risalet-penahiye gelerek bir problemi olduğunu söylüyor ve İnsanlığın İftihar Tablosu’ndan (aleyhissalâtü vesselâm) bu problemini çözmesini istiyor. Ardından İki Cihan Serveri’nin elinden tutan kadın, yarım kelimelik bir itiraz görmeden o sokak senin, bu sokak benim Peygamber Efendimiz’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) alıp götürüyor. Artık ne tür bir isteği varsa, Allah Resûlü’nü götürüp o isteğini yerine getirtiyor.6 İşte her idarecinin bu kadar insanların içinde olması gerekir. Çünkü siz onların içine girmezseniz onlar da sizin içinizde olmazlar. Siz onları idare edeyim derken, onlar sizi idare ederler. Bu husus, gerçekte öyle olunmadığı hâlde, sadece şirin ve sempatik görünmek suretiyle elde edilecek bir mesele de değildir. Eğer böyle düşünüyorsanız, keser döner, sap döner gün gelir hesap döner ve bir gün bütün hesaplarınızın alt üst olduğunu görürsünüz. İşte o zaman bir de bakarsınız ki, size şirin görünen insanların hepsi, nâ-şirin olmuş; sempatik görünenler ise antipatik kesilmişler. Böyle bir pozisyona düşmemek için onların kalblerine girmenin yolları aranmalıdır. Yerine göre onları eksik ve kusurlarından dolayı ikaz edip tedibde bulunsanız da, sonra bir kenara çekerek çok rahat, “Kardeşim! Biraz önce belki biraz sert konuştum, bana hakkın geçti. Hakkını helâl et. Hakkını helâl etmen için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım.” diyebilmelisiniz. Sizin bir baba veya annenin daha ötesinde bir şefkatle yaptığınız bu muamele onların gönlünü öyle bir fetheder ki, onları kendinize râm edersiniz. Böyle olunca da işleriniz bir saat gibi tıkır tıkır işlemeye başlar. İşte yuvada, sokakta, mektepte, Kur’ân kursunda, camide vs. bütün müesseselerimizde böyle bir ahlâkın yerleşmesi adına, insanlar rehabilite edilip o seviyeye yükseltilmelidir.

15