İçeriğe geç
12. Bölüm

Kendi Değerlerimiz

ve Bizim Yuvamız

Soru: Geçmişten süzülüp gelen millî, mânevî değerler üzerine bina ettiğimiz geleneksel aile müessesemizin Tanzimat’la birlikte sarsılmaya başladığını görüyoruz. Toplum için hayatî önemi haiz olan aile kurumunun bugün yeniden ihyası adına dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Cevap: Tanzimat Fermanı, daha çok Fransız kültürüyle yetişen ve o kültüre göre hayatı, eşya ve hâdiseleri okuyan elitimizin, ülkemizde yenilik adına her şeyi yeniden nizama koymaya çalışmasıydı. Mustafa Reşit Paşa tarafından Batı kriterleri esas alınarak akdedilen bu fermanda ne yazık ki, bizim ruh ve mânâ köklerimizden süzülüp gelen değerler hesaba katılmamıştı. Evet, Gülhane Hatt-ı Hümayunu’nda belki Devlet-i Âliye’yi kurtarma cehdi vardı fakat bizim değerlerimiz yoktu. İşin içinde bulunan Mustafa Reşit Paşa samimî miydi, değil miydi, bilemiyorum. Onu ancak Allah bilir. Ancak işin içinde samimî insanların olduğunu söyleyebiliriz. Ne var ki, takip ettikleri yol-yöntem doğru değildi. Bir şey hedeflenmişti, bir yere ulaşılmak isteniyordu; belki yeniden bir Kanuni veya bir Fatih dönemi tahayyül ediliyordu, ancak alkışlanmaya lâyık böyle mukaddes bir mefkûre yanlış yollarla elde edilemezdi. Zira Batı’nın terbiye sistemi, sosyolojik kuralları ve pedagojik anlayışıyla, bize ait hedeflenen o düşünce ve projeler hayata geçirilemezdi. İşte Tanzimat ricali bu noktada yanılıyordu. Çünkü gaye, mefkûre ve ufkun hakkaniyeti ölçüsünde, ona götürecek yolların da doğru olması iktiza eder. Eğer sizin hedefiniz emniyetli ve sağlıklı bir şekilde İstanbul’a ulaşmaksa, oraya patikalardan değil ancak otobanlar üzerinden ulaşabilirsiniz. Yol olarak patikayı tutarsanız, o yollar sarpa sarıp önünüze sıra dağlar çıkabilir; çıkabilir ve siz hedefinize ulaşamadan takılıp yollarda kalabilirsiniz.

107