Keramet – İkram
ve İstidraç Endişesi
Soru: Keramet ve ikram arasındaki farklar nelerdir, keramet istememe ile ilgili mülâhazalar ikram için de geçerli midir?
Cevap: Peygamberlerin (alâ nebiyyina ve aleyhimüssalâtü vesselâm) peygamberliğini ispat adına, onların elinde Allah’ın yaratıp meydana getirdiği harikulâde hâllere mucize diyoruz. Mucize, kelime mânâsı itibarıyla başkalarını âciz bırakan şey demektir. O, Allah’ın meydana getirdiği fevkalâdeden bir âdet-i ilâhîdir. Bir tarafta, tekvînî emirlerde müşâhede ettiğimiz, kendi fizikî yapımızda ve onun ihtiyaçlarında okuduğumuz âdiyattan kabul edilen müstemir bir âdet-i ilâhî vardır. Bir de Cenâb-ı Hakk’ın bu âdetleri hark ettiği bir âdet-i ilâhîsi vardır. İşte dava-yı nübüvveti ispat adına enbiyanın eliyle ortaya koyduğu mucizeler bu sınıftandır. Aynı şekilde Allah’ın (celle celâluhu) yaratmasıyla, evliyaullahtan sadır olan bir kısım fevkalâde hâdiseler vardır ki, bunlar da harikulâde âdet-i ilâhî cümlesindendir.
Keramet Ketmedilir
Tabiî burada “evliyaullah” derken ıstılahî mânâdaki veliliği kastediyorum. Yoksa umumî mânâda; sağlam inanmış ve amel-i salih yapan herkes Allah’ın velisi, Allah’ın dostudur. Kur’ân-ı Kerim’de farklı âyet-i kerimelerde her Müslümanın bir mânâda Cenâb-ı Hak nezdinde bir veli ve Allah’ın da onların Mevlâsı olduğu hususuna işaret edilmektedir. Meselâ; إِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذِي نَزَّلَالْكِتَابَ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ“Benim Mevlâm, okitabı indiren Allah’tır ve O bütün iyi kulların koruyucusudur.”1 âyetiyle; ذٰلِكَ بِأَنَّ اللّٰهَمَوْلَى الَّذِينَ اٰمَنُوا وَأَنَّ الْكَافِرِينَ لَا مَوْلَى لَهُمْ“Bu, Allah’ın, inananların Mevlâsı ve yardımcısı olmasından dolayıdır. Kâfirlere gelince, onlarınmevlâ ve yardımcıları yoktur.”2 âyeti söylediğimiz bu hususa misal olarak zikredilebilir.
Dipnotlar
- 1 A’râf sûresi, 7/196.
- 2 Muhammed sûresi, 47/11.