İçeriğe geç

Şimdi isterseniz kıyamete kadar gelecek bütün problemlerin çözüm yolunu gösteren O Ferîd-i Kevn ü Zaman’ın hayatından ailevî problemlerin çözümü adına birkaç kesit sunalım: Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) aile fertlerini arızasız ve kusursuz bir şekilde idare etmesi fetanet-i uzma sahibi oluşunun bir tezahürüdür. Eğer Allah Resûlü’nün (aleyhisselatü vesselâm) peygamberliğine delâlet eden; parmaklarından su akması,1 bir parmak işaretiyle kamerin iki parçaya ayrılması,2 bir oğlakla bin insanı doyurması3 vb. herhangi bir mucizesi olmasaydı bir dönem aynı anda dokuz tane mübarek anamızı kavgasız, gürültüsüz idare etmesi, bir arada tutması peygamberliğine delil olarak yeterdi. Ayrıca ezvâc-ı tahirat, cahiliyeden yeni çıkmış kadınlardı. Üzerlerinde hâlâ o döneme ait bazı hususiyetler taşıyan o mübarek Validelerimiz, saadet hanesine girince birdenbire değişiyorlardı. Beşeriyetten çıkıp âdeta melekleşiyorlardı. İnsan olmaları itibarıyla elbette ki onların da kendilerine göre bir kısım hissiyatları vardı; fakat onlar o Kudsî Cazibe etrafında hissiyatlarını aşmış ve bir huzur atmosferi oluşturmuşlardır. Efendiler Efendisi (aleyhissalâtü vesselâm) ciddî herhangi bir problem çıkmasına fırsat vermeden onları idare etmişti. Evet, tekrar edecek olursak, Fahr-i Kâinat Efendimiz’in hiçbir mucizesi olmasaydı, nikâhı altındaki dokuz zevcesini bir arada idare etmesi bir mucize-i kâmile, bir delil-i vazıh ve bir burhan-ı sâtı’ olarak O’nun peygamberliğine yeterdi. O’na da, O’nun ezvâc-ı tahiratına da canlarımız feda olsun. Onların her biri bizim başımızın tacıdır.

112