Ne var ki, bu çok önemli meseleyi, bugün, toplumumuzdaki yerleşik ahlâk açısından realize etmek de öyle çok kolay olmayacaktır. Çünkü günümüzde, büyük çoğunluğu itibarıyla fertlerin zihin ve his dünyasına, benlik ve enaniyet hâkimdir. Dolayısıyla hayatın değişik kademelerinde belli bir konumu ihraz eden kişiler, kendilerini diğer insanlardan daha farklı ve üstün görmekte, çevresindeki insanlara karşı muamele ve tavrını da bu anlayışa göre şekillendirmektedir. Bu sebeple toplumda yerleşmiş bulunan bu genel teamülleri birdenbire değiştirmek ve onun yerine farklı anlayışlar ikame etmeye çalışmak insanlara birkaç mutasyonu birden yaşatmak gibidir ki, netice itibarıyla bu kadar mutasyona maruz kalan bir varlığın yaşaması mümkün değildir. Evet, siz toplumun sırtına kaldıramayacağı bir yükü yüklerseniz, o toplumu, o yükün altında ezmiş olursunuz. O zaman yapılması gereken, bir avuç dahi olsa, bu meselenin doğru olduğuna inanmış insanların, onu hayatlarına hayat kılması, kendi hayatlarına tatbik etmesidir. Yani âmirane, mütehakkimane tavırlar yerine, yapılması gerekli olanı yapmak suretiyle insanlara rehberlikte bulunmasıdır. Bu yapılabildiği takdirde, zamanla bu ahlâkın topluma da yayıldığı, toplum tarafından da benimsendiği görülecektir.
Dert Ortağı Olan İdareci