İçeriğe geç

“Hz. Cem” İfadesi

Soru: Bir iki yerde Hazreti Cem’ gibi ifadeler kullanıyorsunuz?…

Cevap: Hazreti Zat’la alâkalı olan yerlerde, yani sıfat üstü bir mülâhaza olduğunda o şekilde kullandığım oldu. “Hz. İlim”, “Hz. Kudret” dediğim yerde de, sıfat üstü mülâhazadan dolayı öyle diyorum. Rabbimizle alâkalı konuşurken çok dikkat etmek lazım. Herhangi birinden bahsetmiyoruz ki rahat konuşalım. Ben de yazarken, konuşurken çok korkuyor, en uygun kelime ve ifadeleri bulmaya çalışıyorum.

Sebepler Âlemi ve Vicdan Ufku

Soru: Hocam, “Hikmet” ve “Tevhid” yazılarında olduğu gibi iki üç yerde “esbâb âleminde kaldığınız sürece” deniliyor. Yer yer esbâb âleminin üstüne çıkıldığı da oluyor mu?

Cevap: Hâl, zevk, duygu ve ufkun açılması olarak insan esbâb âleminden sıyrılabilir; artık sebepleri görmeyebilir ve doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ34 olduğunu vicdanî bir seziyle sezebilir. Hatta, vicdan ufkuyla bakınca aksini kabulde zorlanabilir.

Bazen de Cenâb-ı Hak fiillerimiz içinde kendini bize hatırlatır. Yani, bir meselede cehd ve gayretimizi ortaya koyarız, neticede tevfikât-ı sübhâniye o fiilimize yâr olur ve muvaffakiyet elde ederiz. Aslında o işteki planımızla, o plana göre meselelerin sıralanıp meydana gelmesi bizim niyet, gayret ve cehdimizin çok ötesindedir; bizi çok aşkındır. Böyle bir noktada döner, bütün eşyaya kendimizle beraber bakar ve her şeyin bir “Kudret” tarafından yaratıldığını görürüz. Bizim niyet, gayret ve fiillerimizin bir çekirdeğin içindeki nümüv (büyüme, gelişme) kabiliyeti ya da toprağın bağrına düşen ve orada kendisine hayat hakkı tanınan bir tohum gibi bir şey olduğunu müşâhede ederiz.

243