İçeriğe geç

Cenâb-ı Hakk’ın böyle değişik âlemlerde kendini değişik şekillerde tanıtması, tebeddül veya tagayyür (O’nun değişiyor olması) anlamına gelmez. Cenâb-ı Hak’ta tebeddül, tagayyür, elvân u eşkâl (renkler ve şekiller) yoktur. Cennet’te mazhar olunacak nimetlerde ise tebeddül, tagayyür, elvân u eşkâl olacak ve her zaman bambaşka, farklı şeylerle karşılaşacaksınız.

Bu Dünyada “Hikmet” “Kudret”in Önündedir

Bizler bu dünyada da bu türlü değişmeler yaşayıp duruyoruz: Âlem-i ervahta (ruhlar âlemi) idik, rahm-i mâdere (ana rahmi) düştük, bir sperm ile bir yumurtanın buluşmasıyla “ben” dediğimiz bir varlık olduk Allah’ın (celle celâluhu) nihayetsiz kudretiyle. Bu dünyada cereyan eden işler, kudret ile ortaya çıkıyor; fakat hikmet, iki adım kudretin önünde. Zira bütün bunların bir mânâya, sabit kurallara bağlanması lazım. Âdet-i sübhaniye dediğimiz şeyler vaz’edilmesi lazım ki, hilafet unvanıyla yaratılan insan, bunlara müdahale ettiği zaman şaşırmasın, elleri birbirine dolaşmasın. Çünkü, meselâ, bugün iki element yan yana gelince şu olur, ertesi gün başka bir şey olursa siz ilim adına hiçbir şey ortaya koyamazsınız. Dolayısıyla bu dünyada hikmet, kudretin iki adım önünde duruyor. Bir başka tabirle, her şey kudretle yaratılıyor; ama her şey hikmetle cereyan ediyor, tabiri caizse hikmet “Burada söz bende” diyor.

Ahirette “Kudret” Önde Olacak

Ahirette tamamen kudret hâkim olacak. Çünkü imtihan yok orada. Dolayısıyla insanlar orada hep sürprizlerle karşılaşacak; canlı-cansız her şey, her an değişebilecek. وَأُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًا“Cennet nimetleri) onlara (dünyadaki rızıklarına) benzer şekilde verilir.”25 âyeti Cennet’te birbirine benzeyen, ayniyet ölçüsünde bir misliyetle her şeyin deveran edeceğini, tebeddül ve tagayyüre uğrayacağını ve farklı elvân u eşkâlle insanların karşısına çıkacağını gösteriyor.

Allah Kâinatı Bilinmek İçin Yaratmıştır

234