İçeriğe geç

Bir helikopterimizin eğitim uçuşu yaparken düşmesi sırasında biri subay, 4’ü astsubay 5 askerimiz şehit oldu. Eskiden bu milletin tamamı şehadete hazırdı. Bir savaş anında hep birlikte, şehadet mülâhazasıyla seferber olunurdu. Şimdi ise şehitlik daha çok askerlere ve polislere bakıyor.

Kalbinde az bile olsa, iman bulunan her asker veya polis görev başında öldüğü veya öldürüldüğünde şehit olur. Bazı insanlar vardır ki, her zaman şehit olmayı diler ve bunun için de dua eder veya itimat ettikleri kimselerden dua isterler. Bazıları da bunu dilleriyle söylemeseler de, hep bu duygu içinde yaşarlar. Bilhassa birtakım fedakâr ruhlar var ki, bunlar kendilerini vatan, millet ve arkadaşlarına adamışlardır. Hazreti İsmail gibi, Allah için, vatan ve millet için boyunlarını çok rahatça bıçağın altına uzatabilirler. Bunlar أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ17 ’in kahramanlarıdırlar. Bazı sebeplerle, Allah bunları şehit olarak alır, ülkeyi ve milletimizi daha büyük felâketlerden korur. Evet, onların şehadeti âdeta daha büyük musibetler için bir paratoner vazifesi görür.

Ölen ve ahireti gören hiçbir mü’min dünyaya geri dönmek istemez, şehitler hariç.18 Evvelâ onlar, ölürken acı duymazlar; belki iğne batışı gibi bir şey hissederler, işte o kadar. Hizmet yolunda trafik kazası geçirip ayağı kırılan, gözünü hastahanede açan pek çok insan, kaza esnasında hiçbir şey hissetmediklerini söylemişlerdir. Bu onlara Allah’ın bir lütfu. Aynı şeyi hayvanlar âleminde de görürüz. Meselâ kurt, bir ceylanı yakaladığı zaman ceylan şoka girer ve vücudu gelecek acıya karşı adrenalin ve endomorfin salgılar. Böylece, kurt kendisini yerken dahi ceylan hiçbir acı hissetmez. O andaki çırpınışları, kas hareketlerinden ibarettir.

19