İçeriğe geç

Bu ve buna benzer ince mânâların ancak ilimde rüsuh peyda etmiş, kökleşmiş, derinleşmiş insanların fark edeceğini vurgulayıp geçelim. Farklı bir kıraate göre “Onun tevilini, Allah ve ilimde râsih olanlar bilir.”50 âyetinden hareketle diyorum ki Kur’ân, kendine has muhtevasıyla bir “Ümmü’l-Kitap”tır.51 Yani Ana Kitap. Bu size ne ifade ediyor ve siz de ondan ne anlıyorsanız, işte öyle anlayın..!

Cimri Zekâtı

Aslında İslâm’da cimri zekâtı diye bir kavram yoktur. Bunu geçmiş yıllarda bir münasebetle ifade etmiştim. Ve bunu ifade ederken de, “Allah’ın sizlerden istediği şeyleri minimum ölçüde olsun verin.. evet, hiç olmazsa bu kadarcık malla olsun Allah yolunda fedakârlıkta bulunun.” demek istemiştim.

Bugün de diyorum; bulunduğumuz durum itibarıyla İslâm’a ciddî bir dava şuuru ile uyanan insanlar, kırkta bir zekâtla hiçbir şey yapamayacaklarını bilmeli ve ona göre davranmalıdırlar. İslâm davası bugün bizden çok daha fazla fedakârlıklar beklemektedir. Nitekim –Allah’a binlerce hamd ü sena olsun– bu düşünceye uyanmış nice kutsî dava erleri var ki, işi o ölçüde götürmekteler. Bugün birer ümit kaynağıdır bu insanlar. Evlerinin, arabalarının, fabrikalarının anahtarlarını, tapularını getirip milletimizin ilim, irfan seviyesini yükseltme adına bunları istediğiniz yerde kullanın demektedirler. Bu bana hep Bedir öncesi “Malımızdan istediğin kadar al, istediğin kadar da bırak, istediğini istediğin yerde kullan!” diyen Sa’d İbn Muaz’ı hatırlatmaktadır.52

30