72. اَلْجَمْعِيَّةُ الَّتِي فِيهَا التَّسَانُدُ اٰلَةٌ خُلِقَتْ لِتَحْرِيكِ السَّكَنَاتِ
وَالْجَمَاعَةُ الَّتِي فِيهَا التَّحَاسُدُ اٰلَةٌ خُلِقَتْ لِتَسْكِينِ الْحَرَكَاتِ
73. Cemaatte tam sayılara benzer gerçek birlik olmazsa, toplama ve çarpma onu kesirli sayıların çarpımı gibi küçültür.
74. Adem-i kabul, kabul-ü ademle; yani kabulün yokluğu, yokluğu kabul etmekle karıştırılır. Kabulün yokluğu bir şeyin delilinin yokluğudur, bunun delilidir. Yokluğun kabulü ise bir şeyin yokluğunun delilini ister. Biri şüphe, biri inkârdır.
75. İmana dair meselelerde şüphe bir delili, hatta yüz delili kenara atsa da delil getirilen şeye zarar veremez. Çünkü binlerce delil var.
76. Sevad-ı azama, yani ümmetin çoğunluğunun gittiği yola uyulmalı! Çoğunluğa dayandığı zaman, kayıtsız Emevilik en nihayet ehl-i sünnet cemaatine girdi. Sayıca azınlıkta kalan, kendi düsturlarına uymakta ciddiyet ve sağlamlık gösteren Alevîliğin az bir kısmı ise en nihayet Râfızîliğe dayandı.
77. Hakta ittifak, ehakta anlaşmazlık olduğundan, bazen hak, ehaktan ehaktır.. hasen, ahsenden ahsendir. Herkes kendi yoluna “hüve hakkun” demeli, “hüve’l-hakku” dememeli. Veyahut “hüve hasen” demeli, “hüve’l-hasen” dememeli!
78. Cennet olmazsa cehennem azap vermez.
79. Zaman ihtiyarladıkça Kur’an gençleşiyor, işaretleri açığa çıkıyor ve anlaşılıyor. Nur ateş göründüğü gibi, bazen belâgatin şiddeti de mübalâğa görünür.
Dipnotlar
- “Cemiyetteki yardımlaşma durgun şeyleri hareketlendirmeye, cemaatteki haset ve kıskançlık da hareket edenleri durdurmaya sebep olur.”
- Haşiye: Malûmdur ki, matematikte çarpma ve toplama işlemi sayıyı artırır. Dört kere dört, on altı olur. Fakat kesirlerde çarpma ve toplama bilakis sayıyı küçültür. Üçte birin üçte birle çarpımı dokuzda bir olur. Aynen onun gibi, insanlarda sağlık ve istikamet ile birlik olmazsa; sayı arttıkça bunlar azalır, bozuk ve kıymetsiz olur.
- Bkz. Müslim, imâre 59; Tirmizî, fiten 7; Ebû Dâvûd, salât 46; Nesâî, imâre 48; İbni Mâce, fiten 8, 22.
- Ehak: Daha doğru, en doğru.
- Hasen: Güzel. Ahsen: Daha güzel, en güzel.
- Yolum haktır.
- Hak, yalnız benim yolumdur.
- Yolum güzeldir.
- Güzel yalnız benim yolumdur.