On Birinci Mektup
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ، وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
Bu mektup mühim bir ilaçtır,
dört ayetin hazinesinden dört küçük cevhere işaret eder.
Aziz kardeşim! Şu dört farklı meseleyi Kur’an-ı Hakîm, değişik zamanlarda nefsime ders vermişti. Arzu eden kardeşlerimin de bundan bir ders veya hisse almaları için yazdım. Konu itibarı ile başka başka dört ayet-i kerimenin hakikatler hazinesinden küçük birer cevher, misal olarak gösterilmiştir. O dört bahisten her birinin ayrı bir sureti, ayrı bir faydası var.
Birinci Bahis
إِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفًا
Ey kötü vesveselerden ümitsizliğe düşen nefsim! Hayallerin çağrıştırdıkları ve farazî şeylerin hatıra gelmesi, bir bakıma irade dışı tasvirlerdir. O şey eğer hayırdan ve nuranilikten ibaretse hakikatin hükmü, suretine ve misaline bir derece geçer. Güneşin ışığının ve sıcaklığının, aynadaki suretinden yansıması gibi... Eğer o şey şerden ve kesif, katı maddelerden ibaretse aslın hükmü ve hususiyeti suretine geçmez,
Dipnotlar
- Her türlü noksan sıfattan uzak Allah’ın adıyla.
- “Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile beraber tesbih (tenzih) ediyor olmasın.” (İsrâ sûresi, 17/44)
- “Şeytanın hilesi cidden zayıftır.” (Nisâ sûresi, 4/76)