20. Bölüm
Yirminci Mektup
بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ، وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ وَيُمِي تُ
وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Sabah ve akşam namazlarından sonra tekrarı çok faziletli olan ve sahih bir rivayette ism-i âzam mertebesini taşıdığı bildirilen şu tevhid cümlesinin on bir kelimesi var. Her bir kelimesinde hem birer müjde, hem Cenâb-ı Hakk’ın rubûbiyetini ilan eden birer tevhid mertebesi, hem bir ism-i âzam noktasında O’nun vahdetinin azameti ve vahdaniyetinin kusursuzluğu vardır.
Dipnotlar
- Her türlü noksan sıfattan uzak Allah’ın adıyla.
- “Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile beraber tesbih (tenzih) ediyor olmasın.” (İsrâ sûresi, 17/44)
- “Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir. Ortağı yoktur. Mülk tamamen O’nundur. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır. Hayatı veren de, alan da O’dur. O, ezelî ve ebedî hayat sahibidir. Bütün iyilikler O’na aittir; O, yapılan her hayrı kaydeder ve karşılığını verir. O’nun her şeye gücü yeter, hiçbir şey O’na ağır gelmez. Dönüş yalnız O’nadır.” (Bkz. Tirmizî, deavât 36; Nesâî, menâsik 163; İbni Mâce, ticârât 40, menâsik 84)
- Bkz. Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 4/227, 298; İbni Ebî Şeybe, el-Musannef 6/27, 7/171.
- Bkz. Tirmizî, deavât 63; Ebû Dâvûd, vitr 23; Nesâî, sehv 58.
- Birlik, teklik.
- Cenâb-ı Hakk’ın Zât’ında ve sıfatlarında bir ve benzersiz oluşu, zıddının, eşinin bulunmaması.
290