İşte saadet asrında aklıyla beraber seyahat eden dünya misafiri ve hayat yolcusunun o nuranî medreseden aldığı derse kısa bir işaret olarak, Birinci Makam’ın On Altıncı Mertebesi’nde şöyle denilmiştir:
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ الْوَاجِبُ الْوُجُودِ الْوَاحِدُ الْأَحَدُ الَّذِي دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِه۪ فِي وَحْدَتِه۪: فَخْرُ عَالَمِ وَشَرَفُ نَوْعِ بَنِي اٰدَمَ بِعَظَمَةِ سَلْطَنَةِ قُرْاٰنِه۪، وَحِشْمَةِ وُسْعَةِ دِينِه۪، وَكَثْرَةِ كَمَالَاتِه۪، وَعُلْوِيَّةِ أَخْلَاقِه۪، حَتّٰى بِتَصْدِيقِ أَعْدَائِه۪، وَكَذَا شَهِدَ وَبَرْهَنَ بِقُوَّةِ مِئَاتِ مُعْجِزَاتِهِ الظَّاهِرَاتِ الْبَاهِرَاتِ الْمُصَدِّقَةِ الْمُصَدَّقَةِ، وِبِقُوَّةِ اٰلَافِ حَقَائِقِ دِينِهِ السَّاطِعَةِ الْقَاطِعَةِ، بِإِجْمَاعِ اٰلِه۪ ذَوِي الْأَنْوَارِ، وَبِاتِّفَاقِ أَصْحَابِه۪ ذَوِي الْأَبْصَارِ، وَبِتَوَافُقِ مُحَقِّقِي أُمَّتِه۪ ذَوِي الْبَرَاهِينِ وَالْبَصَائِرِ النَّوَّارَةِ.
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- Allah’tan başka ilah yoktur. O, öyle varlığı kendinden ve kesin olan, tek ve benzersiz bir Zât’tır ki; âlemin övünç kaynağı ve insanlığın iftihar tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem) Kur’an’ın hâkimiyetinin büyüklüğü, dininin muhteşem genişliği, mükemmel sıfatlarının çokluğu ve hatta düşmanlarının tasdik ettikleri ahlâkının yüceliği ile O’nun kendinden ve kesin olan varlığına ve birliğine delâlet eder. Ve keza o zât; birçok şahit tarafından tasdik edilen ve kendisini de tasdik ettiren, yüzlerce, apaçık mucizelerinin kuvveti ve dininin kesin ve parlak binlerce hakikatinin kuvveti ve nurlu âlinin ortak beyanları ve keskin basiret sahibi ashabının ittifakı ve ümmetinin, birçok delillerle her meseleyi aydınlatan basiretli büyük âlimlerin hemfikir olması ile Allah’ın kendinden ve kesin olan varlığına ve birliğine şehadet ve onu ispat eder.
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.