İçeriğe geç

Onuncu İşaret

Ağaçlarla ilgili şu mucizeleri daha da kuvvetlendiren, tevatür derecesinde nakledilen حَنِينُ الْجِذْعِ mucizesidir. Evet, Mescid-i Şerif-i Nebevî’de kuru direğin büyük bir cemaat içinde, Resûl-u Ekrem’den (aleyhissalâtü vesselam) geçici olarak ayrı kalacağı için ağlaması, ağaçlarla ilgili beyan ettiğimiz mucizelerin misallerini hem doğrular hem de onlara kuvvet verir. Çünkü o da ağaçtır, cinsi aynıdır. Fakat bunun bizzat kendisi tevatür derecesindedir. Öteki misallerde ise her birinin türü tevatür derecesinde; kısımlarının, misallerinin çoğu açıkça tevatür derecesine çıkmıyor.

Evet, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) Mescid-i Şerif’te hutbe okurken hurma ağacından kuru direğe dayanıyordu. Sonra minber-i şerif yapıldığı vakit, minbere çıkıp hutbeye başladı. Allah Resûlü hutbeyi okurken direk, deve gibi inleyip ağladı, bütün cemaat işitti. Ne zaman ki Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) yanına geldi, elini üstüne koydu, onunla konuştu, teselli verdi, direğin inlemesi o zaman durdu. Allah Resûlü’nün (aleyhissalâtü vesselam) şu mucizesi pek çok rivayetle, tevatür derecesinde nakledilmiştir.

Evet, حَنِينُ الْجِذْعِ mucizesi çok yayılmıştır, meşhurdur ve hakiki tevatür derecesindedir. Sahabenin yüce bir cemaatinden on beş kanalla gelmiş, tâbiînin yüzlerce imamı o mucizeyi o rivayetlerle gelecek asırlara aktarmış. Sahabenin o cemaatindeki meşhur âlimlerden ve hadis rivayetinin önde gelenlerinden Hazreti Enes İbni Mâlik (Resûl-u Ekrem’in hizmetkârı), Hazreti Câbir İbni Abdillâhi’l-Ensârî (Resûl-u Ekrem’in hizmetkârı), Hazreti Abdullah İbni Ömer, Hazreti Abdullah

171