İçeriğe geç

Mucizât-ı Ahmediye

(ALEYHISSALÂTÜ VESSELAM)

Zeyli’nin bir Parçasıdır

Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğinin delilleri hakkındadır. Mirac Risalesi’nin Üçüncü Esası’nın sonundaki üç mühim sorudan birincisine kısaca, özet şeklinde verilen cevaptır.

Soru: Şu büyük Mirac niçin Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselam’a mahsustur?

Cevap: Şu birinci sorunuzun cevabı, otuz üç adet Söz’de etraflıca izah edilmiştir. Yalnız burada Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) kemâlâtına, peygamberliğinin delillerine ve o büyük Mirac’a en lâyık zâtın o olduğuna dair kısa işaretlerle bir özet sunuyoruz. Şöyle ki:

İlk olarak: Pek çok tahrife maruz kaldığı halde, Tevrat, İncil, Zebur gibi mukaddes kitaplardan, şu zamanda dahi Hüseyin-i Cisrî gibi bir muhakkik, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğine dair yüz müjdeli işareti çıkarıp Risale-i Hamîdiye’de göstermiştir.

İkincisi: Şık ve Satîh gibi iki meşhur kâhinin, vahiy gelmeden kısa süre önce Allah Resûlü’nün (aleyhissalâtü vesselam) nübüvvetine ve ahirzaman peygamberinin o olduğuna dair tarihçe sabit olan beyanları gibi pek çok müjde, sahih bir şekilde tarihlerde nakledilmiştir.

Üçüncüsü: Hazreti Peygamber’in (aleyhissalâtü vesselam) doğduğu gece Kâbe’deki putların düşmesi, İran’da Kisra’nın meşhur sarayı Eyvân’ın çatlaması gibi “irhâsat” denilen yüzlerce harika hadise tarihçe meşhurdur.

Dördüncüsü: Bir orduya parmağından akan suyu içirmesi, mescitte büyük bir cemaatin huzurunda kuru direğin, minberin taşınmasından dolayı Allah Resûlü’nden (aleyhissalâtü vesselam) ayrılacağı için

277