• Dayanak noktası kuvvet yerine haktır ki, gereği adalet ve eşitliktir. • Hedefi menfaat yerine fazilettir ki, gereği muhabbet ve karşılıklı yakınlıktır.
• Birliği sağlayan, ırkçılık ve milliyet yerine din, vatan ve sınıf bağlarıdır ki, gereği samimi kardeşlik, barış, huzur ve dışarıdan gelen saldırılara karşı yalnız müdafaadır.
• Hayat düsturu mücadele yerine yardımlaşmadır ki, gereği birlik ve dayanışmadır.
• Heva yerine hidayettir ki, gereği insanın ilerleyip yükselmesi ve ruhun kemâle ermesidir.
Varlığımızın koruyucusu olan İslamiyet’ten elini gevşetme, ona dört elle sarıl, yoksa mahvolursun!
62. Umumi musibet, çoğunluğun hatasıyla gelir. Musibet cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddimesidir.
63. Şehit kendini hayatta bilir. Ölüm sarhoşluğunu tatmadığından, feda ettiği hayatı bitmemiş ve bâki görür. Yalnız daha temiz bulur.
64. Kur’an’ın tam ve mutlak adaleti, bir masumun hayatını ve kanını bütün insanlık için de olsa ziyan etmez. İkisi kudret nazarında bir olduğu gibi, adalet nazarında da birdir. Öyle insan olur ki, bencillikle, ihtirasına mâni her şeyi, hatta elinden gelse dünyayı harap etmek, insanlığı mahvetmek ister.
65. Korku ve zayıflık, dışarıdan gelecek tesirlere cesaret verir.
66. Kesin faydalar, mevhum (gerçekte olmadığı halde var kabul edilen) zararlara feda edilmez.
67. Şimdilik İstanbul siyaseti, İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır. 68. Deli adama “iyisin, iyisin” dense iyileşmesi, iyi adama “fenasın, fenasın” dense fenalaşması nadir değildir.
69. Düşmanın düşmanı, düşman kaldıkça dosttur. Düşmanın dostu, dost kaldıkça düşmandır.
70. İnadın işi: Şeytan birine yardım etse “melektir” der, ona rahmet okur. Muhalifinde melek görse “kılık değiştirmiş şeytandır” der, lanet eder.
71. Bir derdin dermanı başka bir derde zehir olabilir. Bir derman ölçüsünü aşarsa dert getirir.
Dipnotlar
- İspanyol hastalığı: 1918-1920 yılları arasında salgın olan ölümcül grip.