Bir başkası: Aşağılamak ve teşhir etmek değil, tarif etmek ve tanıtmak için, “O topal ve serseri adam filan yere gitti.” demek...
Biri de: Gıybet edilen insan açıktan günah işleyen biriyse gıybet caiz olabilir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği kötülükle iftihar ediyor, zulmünden lezzet alıyor ve sıkılmadan, açıktan işliyorsa...
İşte gıybet bu hususi şartlarda iyi niyetle, sırf hak ve fayda için caiz olabilir. Yoksa o, ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi salih amelleri yer bitirir.
İnsan gıybet ettiyse veyahut gıybeti isteyerek dinlediyse اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَنَا وَلِمَنِ اغْتَبْنَاهُ diye dua etmeli, sonra gıybet edilen adama ne zaman rastlasa, “Bana hakkını helâl et.” demeli!..
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- Utanma duygusu kalmamış, açıktan günah işleyen kimsenin arkasından konuşmanın gıybet olmayacağına dair bkz. el-Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ 10/210; el- Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb 1/263.
- Peygamber Efendimiz’in gıybet dinlemeyi yasakladığına dair bkz. el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid 8/91; Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd 8/225. Ayrıca bir kardeşinin arkasından konuşulmasına müsaade etmeyen kimseyi Allah’ın cehennemden koruyacağına dair bkz. Tirmizî, birr 20; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 6/449.
- “Allahım! Bizi ve gıybetini yapmış olduğumuz kimseleri bağışla.” Buradaki hususu değişik şekilde ifade eden “Kim, mümin kardeşinin gıybetini yapar da, sonra o kardeşi için Cenâb-ı Hakk’a istiğfarda bulunursa onun bu tavrı, yaptığı gıybete kefaret olur.” anlamındaki hadis için bkz. Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ 3/254; el-Beyhakî, Şuabü’l-Îmân 5/317.
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.
358