Hem imanında öyle fevkalâde bir kuvvet, harika bir yakîn, mucizevî bir inkişaf ve cihanı ışıklandıran yüce bir inanç taşımış ki, o zamana hükmeden bütün fikirler, inançlar, felsefecilerin hikmetleri ve ruhanî reislerin ilimleri ona düşman ve muhalif olup onu inkâr ettiği halde; onun ne kati imanına, ne inancına, ne itimadına, ne de itminanına bir şüphe, bir tereddüt, bir zaaf ve vesvese verebilmiştir. Hem maneviyatta ve imanda mertebeleri kat eden, başta sahabilerin ve bütün velilerin, onun imanının mertebesinden her vakit feyz almaları ve onu en yüksek derecede bulmaları açıkça gösterir ki, imanı da benzersizdir.
İşte böyle eşsiz bir din.. benzersiz İslamiyet.. harika bir kulluk.. fevkalâde bir dua.. cihanı hayran bırakan bir davet.. ve mucizevî bir iman sahibinde elbette, hiçbir şekilde yalan olamaz ve o zât aldatmaz, diye anladı ve aklı da bunu tasdik etti.
Dördüncüsü
Peygamberlerin ortak beyanları, nasıl ki Cenâb-ı Hakk’ın varlığına, bir ve tek oluşuna gayet kuvvetli bir delildir; aynen öyle de, bu zâtın (aleyhissalâtü vesselam) doğruluğuna ve peygamberliğine gayet sağlam bir şehadettir. Çünkü peygamberlerin (aleyhimüsselam) doğruluklarına ve peygamber olmalarına medar ne kadar kutsî sıfat, mucize ve vazife varsa, o zâtta (aleyhissalâtü vesselam) bunların en ileri mertebede bulunduğu tarihçe tasdik edilmiştir. Demek onlar, nasıl ki sözle, Tevrat’ta, İncil’de, Zebur’da ve suhuflarında bu zâtın geleceğini haber verip insanlara müjdelemişler ve mukaddes kitapların o müjdeli işaretlerinden yirmiden fazla ve pek açık bir kısmı, On Dokuzuncu Mektup’ta güzelce anlatılıp ispat edilmiş. Aynen öyle de, hal dilleriyle, yani peygamberlikleri ve mucizeleriyle, kendi yollarında ve vazifelerinde en ileri ve mükemmel olan bu zâtı tasdik edip davasını imzalıyorlar. Sözleriyle, ortak beyanlarıyla Allah’ın bir ve tek oluşunu gösterdikleri gibi, hal dilleriyle ve ittifakla da bu zâtın doğruluğuna şahitlik ediyorlar, diye anladı.
Beşincisi
Bu zâtın düsturlarıyla, terbiyesiyle, ona uymakla ve arkasından gitmekle hakka, hakikate, kemâlâta, kerametlere, keşiflere, müşahedelere ulaşan binlerce evliya, Allah’ın birliğine ve tekliğine delil oldukları