İşte bu iki şiddetli hisle milyonlarca Arapça kitap yazılmıştır, meydandadır. Şimdi, bütün bu kitapların en belagatlileri, en güzel, akıcı ve düzgün üslûba sahip olanları Kur’an’la beraber okunduğunda, kim dinlese kesinlikle diyecektir ki, Kur’an bunların hiçbirine benzemiyor. Demek Kur’an, bu kitapların derecesinde değildir. Öyleyse, ya hepsinin altındadır; bu ise yüz derece imkânsız olmakla beraber, hiç kimse, hatta şeytan bile bunu diyemez. Şu halde Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan, yazılan bütün kitapların üstünde bir dereceye sahiptir.
Hatta Kur’an-ı Hakîm, mânâyı da anlamayan cahil, avam tabakaya karşı dahi, onları usandırmamak suretiyle, mucizeliğini gösterir. Evet, sıradan, cahil bir adam der ki: “En güzel, en meşhur bir beyti iki-üç defa işitsem bana usanç veriyor. Kur’an ise hiç usandırmıyor, gittikçe dinlemesi daha çok hoşuma gidiyor. Öyleyse bu, insan sözü değildir.”
Hem Kur’an-ı Hakîm hafızlığa çalışan çocuklara karşı da mucizeliğini gösterir. O büyük Kur’an, pek çok yerinde şaşırmaya ve karıştırmaya sebep olacak şekilde birbirine benzeyen ayetler ve cümleler bulunmasına rağmen, o nazik, zayıf, basit ve bir sayfa kitabı hafızasında tutamayan çocukların küçük kafalarına tam bir kolaylıkla yerleşerek mucizeliğini onlara da gösterir.
Hatta az bir sözden ve gürültüden rahatsız olan hastalara ve ölüm anındaki insanlara, Kur’an’ın zemzemesi (nağmeleri) ve sedâsı zemzem suyu gibi hoş ve tatlı gelir, bir nevi mucizeliğini onlara da hissettirir.
Kısacası: Kur’an-ı Hakîm kırk farklı tabakaya ve ayrı ayrı insanlara, kırk yönden mucizeliğini gösterir veya mucizeliğinin varlığını hissettirir, kimseyi mahrum bırakmaz. Hatta yalnız gördüğüne inanan, duyduğunu
Dipnotlar
- Haşiye: Yirmi Altıncı Mektup’un mühim Birinci Bahis’i, şu cümlenin haşiyesi ve izahıdır.
- Haşiye: Yalnız gördüğüne inanan, duyduğunu anlamayan ve kalb gözü kapalı olanlara karşı mucizelik yönü, burada gayet kısa, özet halinde ve noksan anlatılmıştır. Fakat bu mucizelik yönü Yirmi Dokuzuncu ve Otuzuncu Mektup’larda HAŞİYECİK gayet parlak, nuranî ve apaçık şekilde gösterilmiştir, hatta körler de görebilir. O mucizelik yönünü gösterecek bir Kur’an yazdırdık; inşallah basılacak, herkes o güzel mucizelik yönünü görecektir. HAŞİYECİK Otuzuncu Mektup, pek parlak düşünülmüş ve öyle niyet edilmişti. Fakat yerini başkasına, İşârâtü’l-İ’câz’a verdi, kendisi meydana çıkmadı.