İçeriğe geç

İşte şu dört hadise, dünyaya yeni gelen o zâtın, ateşperestliği kaldıracağına, Fars saltanatının sarayını yerle bir edeceğine ve Allah’ın izin vermediği şeylerin kutsanmasını yasaklayacağına işarettir.

• Beşincisi: Gerçi Resûl-u Ekrem’in doğduğu gece değil, fakat ona pek yakın olması yönüyle, bazı hadiseler de Allah Resûlü’nün (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğinden önce meydana gelen mucizelerindendir. Bunlardan biri Fil sûresinde kesin ve açık bir şekilde anlatılan Fil Vakası’dır. Habeş hükümdarı Ebrehe, Kâbe’yi yıkmak için “Mahmud” namında cüsseli bir fili öne sürüp gelmiş. Mekke’ye yaklaştığı vakit fil yürümemiş. Çare bulamayıp dönmüşler. Ebâbil kuşları onları mağlup ve perişan etmiş, kaçmışlar. Bu hayret verici kıssa, tarih kitaplarında etraflıca anlatılmıştır, meşhurdur.

İşte şu hadise, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğinin delillerindendir. Çünkü Allah Resûlü’nün dünyaya gelişine pek yakın bir zamanda, kıblesi, doğduğu yer ve sevgili vatanı olan Kâbe-i Mükerreme, gaybî ve harika bir şekilde, Ebrehe’nin tahribinden kurtulmuştur.

• Altıncısı: Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam), küçüklüğünde sütannesi Halime-i Sa’diye’nin yanındayken, Halime ve kocası, güneşten rahatsız olmaması için çok defa üstünde bir bulut parçasının ona gölge ettiğine şahit olmuş ve bunu başkalarına söylemişler. Şu hadise sahihliğiyle meşhurdur.

Hem Allah Resûlü on iki yaşındayken Şam tarafına gittiği vakit, Rahip Bahira bir parça bulutun ona gölge ettiğini görmüş ve göstermiş.

Yine peygamberlik vazifesinden önce, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam), bir defa Haticetü’l-Kübrâ’nın Meysere ismindeki hizmetkârıyla ticaretten dönerken, Haticetü’l-Kübrâ Allah Resûlü’nün (aleyhissalâtü vesselam) başında iki meleğin bulut şeklinde gölge ettiğini görmüş ve bunu hizmetkârı Meysere’ye söylemiş. Meysere, Haticetü’l-Kübrâ’ya şöyle demiş: “Ben bunu yolculuğumuz boyunca görüyordum.”

235