İçeriğe geç

İslam ve ihsan nedir? Tarif et.” Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) tarif etmiş. Oradaki sahabi cemaati hem ders almış hem de o zâtı iyice görmüş. O zât, misafir gibi görünürken, üstünde hiç yolculuk alâmeti yokmuş. Kalkmış, birden kaybolmuş. O vakit Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) buyurmuş ki: “Cebrail size ders vermek için böyle yaptı.”

Yine sahih ve kesin rivayetle ve manevî tevatür derecesinde, hadis imamları naklediyor ki, sahabiler Hazreti Cebrail’i çok defa, çok güzel bir görünüşe sahip olan Dıhye suretinde, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) yanında görüyorlardı. Mesela:

Kesinlikle sabittir ve Hazreti Ömer, İbni Abbas, Üsame İbni Zeyd, Hârise, Âişe-i Sıddîka ve Ümmü Seleme kesin bir şekilde haber veriyorlar ki: “Biz Hazreti Cebrail’i Dıhye suretinde, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) yanında çok görüyoruz.” Acaba hiç mümkün müdür ki; bu zâtlar görmeden, görüyoruz desinler?

Hem kesin ve sahih nakille, cennetle müjdelenen on sahabiden İran fatihi Sa’d İbni Ebî Vakkas haber veriyor: “Uhud Savaşı’nda Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) iki tarafında, iki beyaz elbiseliyi ona nöbetçi gibi, muhafız şeklinde gördük. Anlaşıldı ki, ikisi de melekmiş. Ve onların Hazreti Cebrail ile Mikail olduğunu öğrendik.” Acaba böyle bir İslam kahramanı “Gördük” diyorsa, görmemiş olması mümkün müdür?

Hem Ebû Süfyan İbni Hâris İbni Abdülmuttalib (Resûl-u Ekrem’in amcasının oğlu), sahih nakille bildiriyor ki: “Bedir Savaşı’nda, gökle yer arasında beyaz elbiseli, atlı zâtlar gördük.”

Hem Hazreti Hamza, Resûl-u Ekrem’e (aleyhissalâtü vesselam), “Ben Cebrail’i görmek istiyorum.” diye yalvardı. Allah Resûlü Kâbe’de Cebrail’i ona gösterdi. Hazreti Hamza dayanamadı, şaşkınlık ve hayret içinde yere düştü.

Meleklerin görüldüğü bu çeşit hadiseler çoktur. Bütün bunlar,

208