İçeriğe geç

dönmüş. Kurdu çoban olarak bulmuş; sürüde kayıp yokmuş. Kendisine üstadlık ettiği için ona bir keçi kesmiş.

Bir rivayette, Kureyş’in ileri gelenlerinden Ebû Süfyan ile Safvan bir kurt görmüşler. Kurt bir ceylanı takip edip Harem-i Şerif’e girmiş, sonra dönmüş, konuşmuş, Resûl-u Ekrem’in peygamberliğini haber vermiş. İki adam hayret etmişler. Ebû Süfyan, Safvan’a demiş ki: “Bu kıssayı kimseye söylemeyelim. Korkarım, Mekke boşalıp onlara katılacak.”

Sözün özü, kurt kıssası kesin ve manevî tevatür derecesinde gibi bir kanaat verir.

Üçüncü Hadise: Beş altı farklı rivayetle mühim sahabilerden nakledilen deve hadisesidir. Mesela Ebû Hureyre, Sa’lebe İbni Mâlik, Câbir İbni Abdillâh, Abdullah İbni Câfer ve Abdullah İbni Ebî Evfâ gibi farklı sahabiler çeşitli rivayetlerle, ittifakla haber veriyor: Bir deve gelmiş, Resûl-u Ekrem’i (aleyhissalâtü vesselam) hürmetle selamlar gibi secde edip konuşmuş. Birkaç rivayette aktarılıyor ki, o deve bir bağda kızmış, vahşileşmiş, yanına kimseyi sokmuyor, etrafına hücum ediyormuş. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) bağa girmiş, deve gelip hürmetle secde etmiş, yanına çökmüş. Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam) ona yular takmış. Deve, “Beni çok zahmetli işlerde çalıştırdılar, şimdi de kesmek istiyorlar. Onun için kızdım.” demiş. Resûl-u Ekrem deve sahibine sormuş: “Öyle mi?” “Evet” demişler.

Hem Adbâ ismindeki devesi, Allah Resûlü’nün ahirete göç

203