İçeriğe geç

Üçüncü Misal: Başta Sahih-i Müslim olmak üzere sahih hadis kitapları haber veriyor:

Câbir anlatıyor: Bir seferde Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) ile beraberdik. İhtiyaç gidermek için bir yer aradı. Etrafı kapalı bir yer yoktu. Sonra iki ağacın yanına gitti, birinin dalını tuttu, çekti –ağaç itaat ederek beraber gitti– öteki ağacın yanına getirdi. İtaatkâr devenin yuları tutup çekilince gelmesi gibi, o iki ağacı yan yana getirdi. Sonra, اِلْتَئِمَا عَلَيَّ بِإِذْنِ اللّٰهِ yani, “Üstüme birleşiniz!” dedi. İki ağaç birleşerek ona örtü oldu. Allah Resûlü arkalarında ihtiyaç giderdikten sonra onlara emretti, yerlerine gittiler.

İkinci bir rivayette, yine Hazreti Câbir diyor ki: “Bana, يَا جَابِرُ قُلْ لِهٰذِهِ الشَّجَرَةِ يَقُولُ لَكِ رَسُولُ اللّٰهِ: اِلْحَقِي بِصَاحِبَتِكِ حَتّٰى أَجْلِسَ خَلْفَكُمَا yani, ‘O ağaçlara de ki: Resûlullah’ın ihtiyacı için birleşiniz.’ buyurdu. Ben öyle dedim, onlar da birleşti. Sonra beklerken, Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) çıkageldi. Başıyla sağa sola işaret etti, o iki ağaç yerlerine gitti.

Dördüncü Misal: Sahih nakille, Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) cesur kumandanlarından ve hizmetkârlarından Üsâme İbni Zeyd anlatıyor:

Bir seferde Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) ile beraberdik. İhtiyaç gidermek için boş, kapalı bir yer yoktu.هَلْ تَرٰى مِنْ نَخْلٍ أَوْ حِجَارَةٍ diye sordu. “Evet, var.” dedim. Şöyle buyurdu:

اِنْطَلِقْ وَقُلْ لَهُنَّ إِنَّ رَسُولَ اللّٰهِ يَأْمُرُكُنَّ أَنْ تَأْتِينَ لِمَخْرَجِ رَسُولِ اللّٰهِ وَقُلْ لِلْحِجَارَةِ

مِثْلَ ذٰلِكَ Yani, “Ağaçlara de ki, Resûlullah’ın ihtiyacı için birleşiniz ve taşlara da de ki, duvar gibi toplanınız.” Ben gittim, öyle dedim. Yemin ederim ki, ağaçlar birleşti ve taşlar duvar oldu. Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) ihtiyacını giderdikten sonra yine emretti: قُلْ لَهُنَّ يَفْتَرِقْنَ Nefsim kudret elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin ederim, ağaçlar ve taşlar ayrılıp yerlerine gittiler.

168