birleşmelerine ihtimal bulunmayan kimseler tarafından farklı yollarla aktarılıyorsa, kesindir. Tevatür iki kısımdır: Biri açık, diğeri manevî tevatür.
Manevî tevatür de iki kısımdır. Birincisi sükûtîdir. Yani, bir şeyin kabul edildiği susmak suretiyle gösterilmiştir. Mesela, bir adam bir topluluk içinde, o topluluğun gözü önünde bir hadiseyi haber verdiği zaman oradakiler kendisini yalanlamaz, ona susarak karşılık verirse o haberi kabul etmiş gibi olurlar. Bilhassa, topluluk bildirilen hadiseyle alâkadarsa, tenkide hazır, hata kabul etmez ve yalanı çok çirkin gören bir topluluksa elbette susması o hadisenin gerçekleştiğine kuvvetli bir delildir.
Manevî tevatürün ikinci kısmı şudur: Bir hadisenin gerçekleştiği rivayet ediliyor, mesela “Bir kıyye yiyecek iki yüz insanı doyurmuş.” deniliyor, fakat onu bildirenler ayrı ayrı suretlerde haber veriyor. Biri bir çeşit, biri başka bir tarzda, diğeri başka şekilde anlatıyor. Fakat hepsi, aynı hadisenin gerçekleştiğinde birleşiyorlar. İşte şu halde, hadisenin meydana geldiği, mânâsı yönüyle tevatür bulmuştur, kesindir. Farklı şekillerde rivayet edilmesi buna zarar vermez. Hem tek bir kişi tarafından nakledilen bir haber, bazı şartlarda tevatür gibi kesinlik ifade eder. Yine bazen olur ki, bir kişi tarafından nakledilen o haber, dış emarelerle kesinlik bildirir.
İşte Resûl-u Ekrem’den (aleyhissalâtü vesselam) bize aktarılan mucizelerin ve peygamberlik delillerinin büyük kısmı ya açık ya da manevî veya sükûtî tevatürdür. Bir kısmı da gerçi tek bir kişi vasıtasıyla nakledilmiş haberlerdir; fakat öyle şartlarda, sahih hadisleri sahih olmayanlardan maharetle ayıran ehil hadis âlimlerinin nazarında kabul gördükten sonra, tevatür gibi kesinlik ifade etmeleri gerekir. Evet, hadis âlimlerinin, hakikati araştırarak delilleriyle bilenlerden “hafız” tabir ettikleri zâtlar, en azından yüz bin hadisi hafızasına almış, yine hakikate delilleriyle ulaşmış binlerce hadis âlimi, sabah namazını
Dipnotlar
- Haşiye: Bu risaledeki “tevatür” kelimesi, Türkçe “şâyia” mânâsındaki tevatür değil, şüphesiz bir kesinliği ifade eden, yalan ihtimali olmayan kuvvetli haber mânâsındadır.
- Kıyye (Okka): 1282 gramlık ağırlık ölçüsü.
- Mesela İmam Ahmed İbni Hanbel bir milyon hadisi, İmam Buhârî beş yüz bin hadisi** ezberleyen hadis âlimlerindendir.
- Bkz. ez-Zehebî, Tezkiratü’l-Huffâz 2/431; İbnü’l-Cevzî, Sıfatü’s-Safve 2/337; İbni Hacer, Tehzîbü’t-Tehzîb 1/64.