İçeriğe geç

Allah Resûlü, terbiyecilikte de bir mucize gösterdi ve insanlığın terbiyesi adına bir kısım temel esaslar vaz’etti ki, bunlar kıyas ve benzetmelerle çoğaltılarak, derinleştirilerek, hem topyekün insanlığı hem de bütün zamanları kucaklayacak mahiyetteydi. Kanaat-i âcizanem, O’nun bu prensipler arkasındaki tasarı ve düşünce derinliklerini kavrayıp O’nun anlayışına ulaştığımız zaman, melekleri gıptaya sevk edecek seviyeyi kazanmış olacağız. Ne var ki, Hamîde Kutub’un da bir vesileyle ifade ettiği gibi biz henüz yoldayız. Hani, Hz. Musa, Allah’a (celle celâluhu) şöyle bir taaccübünü ifade eder: “Yâ Rabbi! Çok insanlar görüyorum ki, Senin yolunda yürürken ve Seni bulmuşken, birdenbire yol değiştiriyor ve başka istikamete gidiyorlar.”

Cenâb-ı Hak ona kemal-i hikmetle buyuruyor ki: “Yâ Musa, onlar kat’iyen Bana gelmedi, Beni bulamadı ve Bana ulaşamadılar. Onlar henüz yoldaki insanlardı ve yol değiştirdiler.”

(Allah (celle celâluhu), yolda olup da takılıp kalmaktan ve takılıp kalıp da yol değiştirmekten bizleri muhafaza buyursun!) Evet, teminat altında değiliz. Kimse kimseye, azıp sapmayacağına dair teminat veremez…

Her şeyin dizgini Allah’ın (celle celâluhu) elindedir.. her şeyin dizgini elinde olan Allah (celle celâluhu), bizi istikametten ayırmasın! Göz açıp kapayıncaya kadar bizi nefsimizle baş başa bırakmasın! Allah (celle celâluhu), bu necip, bu soylu, bu asil ve tarihte eşi-menendi gösterilemeyecek mübarek milleti, yine devletler arası muvazenede yerini almaya muvaffak etsin!

58