İçeriğe geç

Allah Resûlü, Ümame’ye olan bu sevgisini öyle bir toplum ve cemiyet içinde izhar edip açığa vuruyordu ki, bu insanlar daha düne kadar kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı. İşte böyle insanlar arasında, Allah Resûlü’nün kız torununa gösterdiği bu ilgi ve alâka, oldukça değişik ve o güne kadar kimsenin görmediği orijinallikte bir hareket tarzıydı.

2. Hz. Fatıma’ya Karşı Sevgi ve Şefkati

İslâm’a göre kız-erkek ayırımı yoktur. Ve Allah Resûlü bunu bizzat kendileri göstermiştir. Nasıl ayrım olabilir ki, birisi Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) ise diğeri Hz. Hatice’dir. Biri Adem ise diğeri Havva’dır. Biri Ali ise diğeri Fatıma’dır.

O Fatıma ki, Allah Resûlü’nün kızıdır, kıyamete kadar gelecek bütün Ehl-i Beyt’in anasıdır. O bizim de anamızdır.

İşte Allah Resûlü, bu incelerden ince Fatıma yanına gelince hemen ayağa kalkar, onun elinden tutup getirir ve kendi oturduğu yere oturturdu. Hâlini-hatırını sorar, onu sever, okşar ve gönderirken de yine aynı iltifatlarla gönderirdi.12

7