Bir insanın, imanı elde etmesi için, içte alıcı bir cihaz lazımdır ki, haber göndersin ve gelen mesajları doğru algılasın. Bu kimseler ise içlerinde hiç alıcı bırakmamışlar ve böylece ikinci bir bozuk fıtrat kazanmışlardır. Oysaki yaratılışta onların vicdanları da selim ve Hak’tan gelecek her şeyi kabul edecek mahiyetteydi ki bu noktaya işaret eden Muhbir-i Sâdık “Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğar, sonra annesi ve babası tarafından ya Yahudileştirilir, ya Nasranileştirilir veya Mecusileştirilir.”102 buyurmaktadır. Evet, ikinci bir fıtrat kazanmış bu kimseler, içte bir alıcı olmadığından dolayı artık hiçbir doğruyu kabul edemezler ki, şeytanın fıtratı da işte buydu…
Allah (celle celâluhu), cinnî ve insî şeytanların şerrinden inayeti ve riayetiyle bizleri muhafaza buyursun. Âmin!
91 Bkz.: Bakara sûresi, 2/34, A’râf sûresi, 7/11, Hicr sûresi, 15/31, İsrâ sûresi, 17/61, Kehf sûresi, 18/50, Tâhâ sûresi, 20/116, Sâd sûresi, 38/74-75.
92 Hicr sûresi, 15/30; Sâd sûresi, 38/73.
93 Kehf sûresi, 18/50.
94 Bkz.: İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân 1/78, 3/89.
95 Bkz.: es-Sa’lebî, el-Keşf ve’l-beyân 6/175; İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân 1/76.
96 Bkz.: İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân 1/76, 78.
97 Bkz.: İbn Ebî Şeybe, Musannef 5/435; el-Hâkim, el-Müstedrek 4/356.
98 Bakara sûresi, 2/30.
99 Bakara sûresi, 2/30.
100 Bakara sûresi, 2/32.
101 A’râf sûresi, 7/12.
102 Buhârî, cenâiz 80, 93, tefsîru sûre (30) 1, kader 3; Müslim, kader 22-25.