Daha sonra da رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِ“O hem iki maşrıkın (doğunun), hem iki mağribin (batının) Rabbidir.”164 âyet-i kerimesi gelir ki, bu iki maşrık ve iki mağrip başka bir yerde de فَلَۤا أُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ“Bütün maşrıkların ve mağriblerin Rabbine yemin ederim.”165 şeklinde geçer. Rahman Sûresi’nde geçen iki maşrık ile iki mağrip ifadesi, kış ve yaz günlerinin en kısa ve en uzun günlerle hâsıl olan değişik doğuş ve batış noktaları olabilir. Nitekim Güneş bir yarıkürede doğarken, diğer yarıkürede batar. Bu âyet aynı zamanda şu hususlara da imada bulunur: Güneş, Allah’ın (celle celâluhu) emriyle doğar ve batar. Bu doğup batma, her gün farklı açılarla vâki olur. Dünya’nın da, Güneş’in de Rabbi O’dur. Bunların ayrı ayrı sahipleri olsaydı, bu uyum olmazdı. Maşrık-mağrip ve bu ikisinin arasındaki her şeyi yaratan Allah’tır. Kâinatın hikmetli nizamının sahibi de yine O’dur (celle celâluhu).