Evet, kontrolsüz dil, insanın ahiret hayatı için en büyük tehlikelerden biridir. Onu kontrol altına almanın tek yolu ise nefsin arzu ve isteklerini kısıtlamaktır. Oruç, bu fonksiyonu eda etmesi bakımından herkes için şayan-ı tavsiye en önemli reçetedir. Nitekim Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) şu hadisi de bunu teyit etmektedir:
مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالعَمَلَ بِهِ، فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ
“Kim oruçlu iken yalan konuşmaktan ve kötü hareketlerden vazgeçmezse bilsin ki onun yeme-içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.”174
Oruçlu kişi, dilini korumanın yanında gözünü harama bakmaktan, kulağını da fena şeyleri işitmekten men etmeli; gözünü ibrete, kulağını da hak söz ve Kur’ân dinlemeye yönlendirmelidir.
Hâsılı, en mükemmel oruç, mideyle birlikte göze, kulağa, kalbe, hayale, fikre ve sair organlara da tutturulan; onların haramlar ve mâlâyani şeylerden alıkonularak kendilerine mahsus kulluğa sevk edildiği oruçtur. Bunun yolu ise insan vücudundaki büyük bir fabrika hükmündeki mideyi oruç vasıtasıyla kontrol altına almaktan geçer. Çünkü o kontrol altına alınabilirse diğer azalar da kolayca ona tâbi kılınabilir.
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:
إِنَّ اللَّهَ كَتَبَ عَلَى ابْنِ آدَمَ حَظَّهُ مِنَ الزِّنَا، أَدْرَكَ ذَلِكَ لاَ مَحَالَةَ، فَزِنَا العَيْنِ النَّظَرُ، وَزِنَا اللِّسَانِ المَنْطِقُ، وَالنَّفْسُ تَمَنَّى وَتَشْتَهِي، وَالفَرْجُ يُصَدِّقُ ذَلِكَ كُلَّهُ وَيُكَذِّبُهُ
“Her insanın zinadan bir payı vardır ve bundan kurtulması pek zordur. Gözün zinası (harama) bakmak, dilin zinası (haram) konuşmaktır. Nefis buna can atar. Organları ise onun bu isteğini ya kabul eder ya da reddeder.”175