İçeriğe geç

Allah (celle celâlühû) yemez, içmez, üzerinden zaman geçmez; erkeklik ve dişilik gibi hususlar da O’nun için katiyen mevzubahis olamaz. O, bunlardan mukaddes ve münezzehtir. Kul da oruç tutarken yemez, içmez, çoğu defa beşerî arzu ve isteklerini unutur. Her şey varken ve birçok şeyi yapması mümkünken bunların hepsini elinin tersiyle iter, iter ve yüksek bir istiğna tavrı takınır. Böylelikle de rahmet âlemiyle rezonans olur, o âlemden gelen meltemlere karşı aynı frekansta alıcı olarak devreye girer, rahmet esintileri kalbinde makes bulur.

Evet, Allah Samed’dir. Bunu da ancak samediyete mazhar olanlar idrak eder. Daha önce zikrettiğimiz bir kudsî hadiste Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Oruç Bana aittir; karşılığını da Ben vereceğim.”207 Cenâb-ı Hak orucun mükâfatını Zât-ı Ulûhiyet’ine izafe etmektedir ki bunda da yine samediyetin cilveleri hissedilmektedir.

16. Disipline Alıştırır

Disiplin; intizamın temini için uyulması gereken emir ve yasaklar, dengeli bir insan olabilmek için lazım gelen zihnî, ahlâkî, ruhî terbiye ve “düzen ruhu” mânâlarına gelir. Disiplin insanı ise belli kaide ve prensipler çerçevesinde yaşayan, tertip ve düzen hususunda hassas davranan insan demektir.

167