İçeriğe geç

Tabi ki böyle bir gönül yüceliği ve bu denli bir disiplin ruhu –hususi bir inayet olmazsa– bir anda kazanılamaz. O ufka ulaşmak, uzun bir zaman ve ciddi alıştırmalar ister. Şu kadar var ki Ramazan bir başlangıçtır ve o güzel hasletlere ulaşmak için çok bereketli bir ekim mevsimidir.

Aslında inananlar için, insan ömrü bir Ramazan, büluğ çağı imsak vakti ve ölüm de iftar anıdır. Bir aylık Ramazan, bir ömür süren kulluk orucunun alıştırması gibidir. Otuz günde kazandığı güzel hasletleri hayat boyu devam ettirmesini bilenlerdir ki, burada biraz aç ve susuz kalmaya bedel, ötede inşaallah, “Kullarım, çok defa sizi renginiz kaçmış, benziniz sararmış-solmuş, gözleriniz içine çökmüş ve avurtlarınız çukurlaşmış olarak görüyordum. Buna Benim için katlanıyordunuz. Geçmiş günlerde takdim ettiklerinize bedel haydi bugün afiyetle yiyin, için.” hitabını duyacak ve işte o gün asıl iftarlarını yapacaklardır.

B. Topluma Kazandırdıkları

Toplum, fertlerden teşekkül eder. Öteden beri insanlar hep topluluklar hâlinde yaşamışlardır. Bir topluluğun huzur ve sükûn içinde varlığını devam ettirmesi de ancak fertlerinin sağlam ve karakterli bir yapıya sahip olmalarına bağlıdır. Bu da ancak Yaratıcı’nın koyduğu esaslara tamamıyla bağlanmakla olur. Evet, Allah, insanı yarattığı gibi onun her yönüyle nasıl hareket edeceğini de belirlemiştir. Bunun için bir kısım hükümler vaz’ etmiş ve bunlarla ferdin ve bu fertlerin meydana getireceği toplumun ıslahını dilemiştir. İşte bu hükümlerden birisi olan orucun topluma kazandırdığı pek çok faydadan birkaçını zikredeceğiz.

1. Birlik ve Beraberlik Sağlar

172