O, birdir, tektir; -haşa- atomlardan, partiküllerden bir araya gelmiş bölünüp-parçalanacak bir varlık değildir. Diğer bir ifadeyle O, bir cevher ve araz da değildir. O, kendisini eşya ve hâdiselerle daima bizlere bildiren fakat Yüce Zatını kavramaktan âciz olduğumuz bir Mevcud-u Meçhuldür. Yine O, bire dayanan ve artık ötesinde parçalanmaların bittiği, terkip-teliflerin sona erdiği bir Ehad’dir. Öyle bir Ehad’dir ki feyz-i akdesiyle herkesteki ‘hayata tutunma duygusu’ doğrudan doğruya O’ndan gelmekte ve herkesin kamet-i kıymetine göre yine O’nun tarafından verilmektedir. Bu yönüyle Allah, “Samed”dir. Herkes her şeyinde O’na koşar, her gediğini O’nunla kapatır. Herkes O’na muhtaçtır ama O hiç kimseye muhtaç değildir. Samed, işte bu gibi mânâlara gelir. O, herkesin ihtiyacını giderir de hazineleri asla tükenmez. Mutlak mânâda O, her şeyden müstağnidir. Zira O, Samed’dir.
قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَادًا لِكَلِمَاتِ رَبِّي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ أَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبِّي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِ مَدَدًا
“De ki: Rabbimin sözlerini yazmak için bütün denizler mürekkep olsa, hatta bir o kadarını daha getirip ilave etsek, Rabbimin sözleri tükenmeden o denizler tükenirdi.”205
Yaratmadan rızık vermeye kadar, denizler mürekkep olsa yazsalar, her şey biter tükenir de Allah’ın kelimeleri bitmez. Zira O, her gün ayrı bir şe’n üzeredir. O’na ait işlerde bitme ve tükenme yoktur. كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ى شَاْنٍۚ “O, her an ayrı bir tasarruftadır.”206